Allah Kimleri Bağışlamaz?
Kayseri’de kışların soğuk, yazların ise sıcak geçtiği bir şehirde yaşıyorum. Ama geçen yıl, öyle bir kış geçti ki, içimdeki soğuk o kadar derindi ki, ne güneşin sıcaklığı ne de karın beyazı bana iyi gelmişti. Hani bazen duygusal bir boşluğa düşersiniz ya, öyle bir anda buldum kendimi. O günden sonra, Allah kimleri bağışlamaz sorusu zihnimde sürekli dönüp durdu.
O Günün Gölgesinde
Bir gün, her şeyin normal olduğu bir gündü. Kayseri’nin o tipik havası vardı; hafif bir rüzgar, yavaşça düşen kar taneleri ve neşeli insanlar sokaklarda. Ama bir yandan da içimde bir şey eksikti. O günün akşamı, bana uzun zamandır soğuk gelen bir telefon geldi. Eski bir arkadaşım arıyordu. Adı Melis’ti. Yıllar önce yollarımız ayrılmıştı, ama hâlâ birbirimize yazardık. Bir bakıma, hatırladıkça ona duyduğum kırgınlık da geçmişti.
Telefonu açtım. Onun sesindeki ton bana bir şeyler anlatıyordu, ama ben anlamak istemiyordum. O an Melis’in sesi, içinde bulunduğum o boşluğa adeta tuz biber ekti. “Bir şey var mı?” dedim, sesim kendimden bile yabancıydı. O da başladı anlatmaya; babasının hastalığı, ailevi sorunlar, bir şeyler yanlış gitmişti, her şeyin altı üst olmuştu.
Bu kadar sorun arasında, bana nasıl başvurmuştu? Kırgınlıklarımı unutmamı bekliyordu. Melis, zamanında bana çok kırıcı olmuştu. Şimdi de aynı şekilde, tüm o kırgınlıklar bir kenara bırakılacak gibi değildi. Ama içimde bir şey bana “bu kez farklı ol” diyordu.
Allah Kimleri Bağışlamaz?
Kırgınlıklar, o kadar uzun bir süre içimde büyüdü ki, sonunda her şey birikmişti. O geceyi düşündükçe, hep şu soruyu sordum: Allah kimleri bağışlamaz? Gerçekten, Allah mı bağışlamaz, yoksa biz mi bir türlü affedemeyiz?
Melis’in telefonunun ardından, o kadar zor bir gece geçirdim ki, uyumak yerine odama kapanıp saatlerce düşündüm. Allah kimleri bağışlamaz? Bu sorunun cevabı, aslında sadece bir dini mesele değil, benim içsel dünyamı da etkilemeye başlamıştı. Herkesin hayatında bir kez affetmek, kırgınlıkları geride bırakmak zorunda kaldığı anlar vardır. Ama bazen affetmek, o kadar kolay olmuyor ki. Hani derler ya, “Affetmek, seni küçültmez.” Evet, belki ama bazen affetmek, kendine zarar vermek gibi hissediyorsun.
Bir yanda, geçmişin ağırlığıyla yaşamak istemiyorsun; ama diğer yanda, seni kıran insanı affetmek için hala hazır değilsin. İşte o an, Allah’ın bağışlamadığını düşündüm. Belki de biz, affetmek için o kadar ağır yükler taşıyoruz ki, o yükleri taşırken Allah’ın bize sunduğu affı görmekte zorlanıyoruz.
Bir Adım Daha İleri
O gece sabaha kadar düşündüm. Melis’e bir mesaj yazmaya karar verdim. İhtiyacım olan şeyin, gerçekten bir bağışlama olup olmadığını anlamam gerektiğini fark ettim. Beni arayan, hayatımda yıllar önce beni üzen bir insandı. Ama bir bakıma, beni kıran insanları affetmek, onlara bir ödül vermek gibi görünse de, aslında kendimi rahatlatmak içindi. Bir noktada, kendime zarar verdiğimi fark ettim. O an hissettiğim, yıllardır süregelen o öfke ve kırgınlık, beni öldürüyordu. Bu yükten kurtulmak gerekiyordu.
Melis’e yazdım: “Geçmişi bir kenara bırakmaya karar verdim. Affediyorum.” İşte o an, bir an için her şey değişti. Cevap beklemeden, o yazdığım satırlar bana o kadar rahatlık verdi ki, sanki yıllardır taşımam gereken yüklerden bir kısmını yere bırakmıştım.
Af, Kimleri Buldurur?
Sonraki günlerde Melis’ten cevap geldi. Ve ona verdiğim cevabın içimde açtığı boşluk, aslında belki de gerçeği bulmamdı. Belki de Allah kimleri bağışlamaz sorusunun cevabı, bizim affedebileceğimizde saklıydı. O anı düşündüm; affetmek, bir şeyleri geride bırakmak ve sürekli taşımak zorunda olmadığımız yükleri koymak, Allah’ın da bize bir lütfu olabilir. Ama bu lütuf, yalnızca biz affettiğimizde gerçekleşiyor.
Hayatımda öğrendiğim en önemli şeylerden biri, affetmenin yalnızca karşı tarafı değil, kendini de iyileştireceğiydi. O gün Melis’i affettiğimde, içimdeki o kırgınlıkları geride bıraktım. Belki de Allah, kimileri için affı zorlaştırmaz, sadece affetmeye karar verdiğimizde, o affın gerçekten anlam kazandığını gösteriyor.
Sonuç: Affetmek ve Bağışlamak
O an, hayatımın bir dönüm noktasıydı. Allah kimleri bağışlamaz sorusunun cevabı, belki de biz kendimizi affetmeyi öğrenmediğimiz sürece, affın gerçeğini asla bulamayacağımızdır. Belki de gerçek affetmek, karşı tarafı değil, önce kendimizi rahatlatmakla ilgilidir.
Zihnimdeki kırgınlıkları bir kenara bırakıp, geçmişin yükünden kurtuldukça, ruhumun ne kadar hafiflediğini hissediyorum. Bu, aslında Allah’a sorduğum bir soru değil, daha çok içimdeki öfkenin cevabını aramamdı. Ve affetmek, bu yolculukta bana en değerli hediyemdi.