İçeriğe geç

Akım korumalı prizler sigorta atmasını engeller mi ?

Bir Priz, Bir Sigorta ve İçimde Kalan O Kırılma Anı

Kayseri’de kışın sesi olur. Rüzgâr pencere kenarına vurunca sadece cam titremez, insanın içi de hafif sarsılır. Ben 25 yaşındayım. Günlük tutmayı seviyorum ama öyle düzenli “bugün şunu yaptım” değil; daha çok “bugün içimde bir şey koptu ama adını koyamadım” tarzında yazıyorum.

O gün de öyle bir gündü.

Dışarıda karla karışık bir soğuk vardı. Evdeyse küçük odamın içinde, bilgisayarın ışığıyla ısınmaya çalışan bir dünya kurmuştum kendime. Masamın üzerinde eski bir kahve bardağı, yarım kalmış notlar ve kablolar… Çok dağınık değil ama düzenli de değil. Tıpkı zihnim gibi.

O gün aklımda tek bir şey vardı:

“Akım korumalı prizler sigorta atmasını engeller mi?”

Bunu neden düşündüğümü bile bilmiyordum. Belki internette okuduğum yarım yamalak bir yorum, belki de evde sigortanın sık sık atmaya başlaması… Ama o soru kafama takılmıştı ve orada büyüyordu.

Elektrik Kesilince Başlayan Küçük Panik

Bilgisayarda bir şey izliyordum. Çok önemli bir şey değil aslında, ama o an benim için dünyanın merkeziydi. Bir sahne, bir müzik, bir an…

Sonra oldu.

Bir “tık”.

Ve sessizlik.

O sesin ardından gelen karanlık, sadece odanın ışığını değil, içimdeki sabrı da kapattı. İlk refleksim kalkıp sigorta kutusuna bakmak oldu. Kapıyı açtım, ayaklarım soğuk fayansa değdi. Ev sessizdi. O sessizlikte tek duyduğum şey kendi nefesimdi.

İç sesim:

“Yine mi?”

Elim sigorta koluna gitti. Aşağı düşmüştü.

O an biraz sinirlendim. Hatta itiraf edeyim, biraz da hayal kırıklığı yaşadım. Çünkü bu artık tekrar eden bir şeydi. Ve tekrar eden şeyler insanda sabır değil, kırılganlık biriktirir.

Akım Korumalı Prizler Sigorta Atmasını Engeller mi? O Anın İçindeki Sorunun Ağırlığı

O gün bu soruyu yüksek sesle söyledim.

“Akım korumalı prizler sigorta atmasını engeller mi ya?”

Boş odaya söylendiğim için cevap gelmedi tabii. Ama aslında ben cevabı duymak istiyordum, sadece birinden değil… sanki hayattan.

Çünkü insan bazı teknik soruları bile duygusal sorular gibi sorar.

O an şunu fark ettim: Ben aslında prizle değil, kontrol kaybıyla uğraşıyorum.

Akım korumalı prizler, elektrikteki ani yükselmeleri engeller. Yani cihazlarını korur. Ama sigortanın atması başka bir şeydir. Sigorta, yük fazla olduğunda sistemi korumak için kendini feda eder gibi düşer.

Ama o an benim kafamda bunlar teknik bilgi değil, birer metafordu.

“Koruyor mu, yoksa sadece geciktiriyor mu?” diye düşünüyordum.

Bir Priz Alışverişi ve Fazla Ciddi Beklentiler

Birkaç gün önceydi aslında. Elektronik bir mağazaya girmiştim. Amacım sadece basit bir priz almaktı ama elimde olmadan akım korumalı olanlara kaymıştım.

Satıcıya sormuştum:

“Bunlar sigorta atmasını engelliyor mu?”

Adam çok net konuşmuştu:

“Hayır, sadece cihazları korur.”

Ama o cümle bana yetmemişti.

Çünkü ben o gün sadece cihazları değil, evdeki düzeni de korumak istiyordum. Belki de kendimi.

Kasada ödeme yaparken içimden şunu geçirmiştim:

“Tamam, artık sorun bitiyor.”

Ama bazı sorunlar satın alınmıyor.

Karanlık Oda ve Kafanın İçindeki Gürültü

Sigortayı tekrar kaldırdım. Elektrik geldi.

Bilgisayar açıldı. Işıklar geri geldi.

Ama içimde bir şey tam olarak geri gelmedi.

Masama oturdum. Akım korumalı prizi bilgisayara taktım. Kabloları düzenledim. Her şey “mantıklı” görünüyordu.

Ama zihnim hâlâ soruda takılıydı.

“Akım korumalı prizler sigorta atmasını engeller mi?”

İç sesim daha da netleşti:

“Belki de mesele priz değil.”

Çünkü bazen insan bir şeyi düzeltmeye çalışırken, aslında başka bir şeyi kontrol etmeye çalışır. Ben de o gün bunu yapıyordum.

Küçük Bir Deneme ve Büyük Bir Hayal Kırıklığı

Bir süre sonra evde yine elektrik gitti.

Ama bu kez farklıydı. Akım korumalı priz devreye girmişti. Cihazlar bir anlık duraksamış ama zarar görmemişti. Ama sigorta yine atmıştı.

O an içimde küçük bir hayal kırıklığı oluştu.

Garip bir şekilde sinirlendim bile.

Kendi kendime söylendim:

“Yani sen sadece cihazı mı koruyorsun, bütün sistemi değil?”

Sonra sustum.

Çünkü fark ettim ki ona kızıyorum ama aslında hayatın kendisine kızıyorum.

Sigorta Kutusunun Önünde Düşünmek

Sigorta kutusunun kapağını açık bıraktım. Bir süre öylece baktım.

Evde hafif bir soğuk vardı. Ellerim cebimdeydi. Düşünüyordum.

Sigorta bir şeyi korumak için atıyordu. Akım korumalı priz başka bir şeyi koruyordu. Ama hiçbir şey “her şeyi” korumuyordu.

Ve ben…

Ben her şeyin kontrol altında olmasını istiyordum.

O an içimde net bir duygu vardı:

hayal kırıklığı.

Ama bu kötü bir hayal kırıklığı değildi. Daha çok “gerçeği geç öğrenmiş olmanın ağırlığı” gibi bir şeydi.

Kayseri Gecesi ve İçimdeki Sessiz Diyalog

Gece oldu.

Kayseri’de gece olunca şehir biraz daha içine kapanır. Sokak lambalarının ışığı bile daha sakin gelir.

Yatağa uzandım ama uyuyamadım.

İç sesim konuşuyordu:

“Sen gerçekten sigortanın atmasını engelleyen bir şey arıyordun değil mi?”

Cevap verdim:

“Evet.”

Sonra sustum.

Çünkü aslında sadece elektrikten bahsetmiyordum. Hayatta bazı şeylerin bozulmasını engellemek istiyordum.

Ama hayat öyle çalışmıyordu.

Akım Korumalı Prizler Sigorta Atmasını Engeller mi? Gerçeğin Sessiz Cevabı

Bir süre sonra bunu daha net anladım.

Akım korumalı prizler, ani voltaj yükselmelerine karşı cihazları korur. Sigortanın atması ise sistemin aşırı yükten kendini koruma yöntemidir.

Yani biri “cihazı korur”, diğeri “evi korur”.

Ama hiçbiri hayatı tamamen kontrol altına almaz.

Bunu öğrendiğimde garip bir şekilde rahatladım.

Çünkü kontrol edemediğim şeyler olduğunu kabul etmek, bazen kontrol etmeye çalışmaktan daha az yorucuydu.

Küçük Bir Kabulleniş Anı

Ertesi gün sigorta yine attı.

Ama bu kez farklı hissettim.

Sinirlenmedim.

Sadece kalktım, sigortayı kaldırdım ve tekrar oturdum.

Bilgisayarı açtım.

Akım korumalı priz ışığını yaktı.

Ve ben düşündüm:

“Bazı şeyler korunur, bazı şeyler sadece idare edilir.”

İçimde hayal kırıklığı vardı ama yanında bir şey daha vardı:

kabullenme.

Sonra Gelen Sessiz Anlam

O akşam ilk defa şunu fark ettim:

Ben aslında priz satın almamıştım. Ben bir güven hissi satın almak istemiştim.

Ama güven, prize takılmıyordu.

Sigorta da, akım korumalı priz de sadece sistemin parçalarıydı.

Hayatın tamamını değil, sadece küçük bir bölümünü kontrol edebiliyorlardı.

Ve bu düşünce garip bir şekilde içimi rahatlattı.

Son Söz Gibi Değil, İçimde Kalan Bir Not Gibi

Şimdi geriye dönüp baktığımda o günleri hatırlıyorum.

Soğuk Kayseri geceleri, sigorta kutusunun önünde duruşum, bilgisayarın tekrar tekrar kapanışı…

Ve kafamda dönüp duran o soru:

“Akım korumalı prizler sigorta atmasını engeller mi?”

Cevap artık daha net.

Hayır, engellemez.

Ama bazı şeyleri korur.

Ve bazı şeyleri korumaması da hayatın bir parçasıdır.

Bunu kabul ettiğimde, içimdeki o sürekli “kontrol etme” isteği biraz azaldı.

Belki de büyümek böyle bir şeydir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://fileabur.com https://uguroflaz.com.tr https://kodeksmobilya.com.tr Sitemap
hiltonbet güncel giriştulipbet.online